taş boyama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
taş boyama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2020 Çarşamba

YAŞAMAK..



Taranta Babu’ya Beşinci Mektup

YAŞAMAK..
Ne acayip iştir ki
bu ne mene gidiştir ki TARANTA - BABU
bugün bu
«bu inanılmıyacak kadar güzel»
bu anlatılamıyacak kadar sevinçli şey:
böyle zor
bu kadar
dar
böyle kanlı
bu denlü kepaze...

Nazım Hikmet






22 Şubat 2019 Cuma

Gece gece..

başlığı yazarken bi saate baktım gece!:) 
son zamanlarda tam zombi gibi yaşıyorum.bu hafta hizmet içi eğitim vardı.okula gidemedim.eve gelip yemek yapmanın ardından yatıp uyuyorum ve akşam uyanıp sabaha kadar çalışıyorum.gece daha sakin ve rahat çalışıyorum ama tipim de kaymıyor değil:))
sizlerden de çok uzak kaldım son zamanlarda.içim gidiyor ama bu sıralar böyle.
bi ses vereyim dedim.:)
yaşıyorum hayattayım:))
en kısa zamanda görüşmek üzere diyererk sizi yine ormandan toplayıp getirdiğim ağaç içine yaptığım taş boyamalarla bırakıp kaçıyorum.



2 Şubat 2019 Cumartesi

Taş Boyama Mumluklar...

Günaydın...
Doğal malzemelerden biri taşlarla evinize şık,dekoratif ama işlevsel üstelik çok ucuza böyle mumluklar yapabilirsiniz.



yakışıklı kedim sebastian ama kısaca biz sebo diyoruz:))

poz nasıl ama :))çok şişko oldu ama yaa.diye falan dinlediği yok:(


18 Ocak 2019 Cuma

Son Taş Boyamalar...

İyi akşamlar...Şimdi resimleri yüklerken aslında ne kadar özlem dolu olduğumu fark ettim.Annemi babamı kardeşlerimi memleketi ve ormanı yani doğayı özlediğimi...Her parça ormandan geliyor ve her birinin bir öyküsü yada anısı var.anılar gelince özlemde peşinden geliyor zaten...
Mesela alttaki ilk iki resimdeki tahta parçalar rahmetli anneannem ve dedemin yayla evinden.İki yıl önce kuzen tadilat yapmaya başladı ama hala bitmedi.bu yaz orman dönüşü yaylaya uğradığımızda eve de baktık.İnsanın burnunun direği sızlıyor.O kadar çok anı var ki! anlatmak istiyorum ama şimdi kısacık değil hakkını vererek eh birazda sizi büyüleyerek :) Velhasıl ilk iki tahta yayla evinin atılan parçaları.neredeyse bir asırlıklar. Üzerinde her birimizin parmak izi,kokusu kalmıştır (ben zımparalamadan önce) sayısı belli olmayacak kadar gözümüz dolaşmıştır üzerinde bilerek yada bilmeyerek...Bana kalsa hepsini alıp getirecektim eve ama ne mümkün.iki pencereyi ve alabildiğim tahtaları alıp getirdik minik atölyemize.Biraz zımpara biraz kesim  derken taşlarla buluştular ve bu hallerini aldılar..



Konserve kutuları çok güzel saksı oluyor benden söylemesi:))












1 Ocak 2019 Salı

Hoş Geldin Yeni Yıl!

Tüm dünya "vazgeç " dediğinde umut fısıldar:Bir daha dene!
Bir daha denemek istiyorum;
Bir çok şeyi yeniden denemek.Mücadeleye devam etmeyi  mesela.
Ya da hala koşulsuz sevilebileceğini ve menfaatsiz arkadaşlıklar olduğunu önce kendime göstermek adına bir daha denemek istiyorum.
ama en çok öğrenmek istiyorum ,bilmediğim ama merak ettiğim o kadar çok şey var ki!bazen kafam karışıyor oburluk yaptığım için:) yinede kafamdaki tüm soruların cevabını öğrenebilmek ve deneyimleyebilmek için daha çok akıl ,hafıza ve beceri istiyorum.istiyorum 2019 duyuyor musun:)
isteklerin sonu gelmez,yaz yaz nereye kadar :)
önce sağlık olsun,ailem sağ olsun,dostlar var olsun ,para kar olsun...daha ne olsun !
sevgili dostlarım tüm hayallerinizin gerçekleştiği ,sağlıklı,mutlu ve başarı dolu bir yılınız olsun.mutlu yıllarrrrrrrrr!



31 Mart 2016 Perşembe

bioenerjik taşlarım :)

ağlama duvarına geri geldim yine.cidden elim soğumuş yazmaktan.bakıp duruyorum ne yazayım nereden başlayayım diye.sonra dedim ki kendime aklına gelenleri yaz gerisi gelir.
yazacak hem çok şey varken hem de hiç birşey yokmuş gibi hissetmek depresyonun eşiğinde olanların hissettiği duygumudur ki.şükür ailem iyi,evimdeyim bir işim var ,pişen aşım var ama...her gün ama her gün bir yerlerde bir kaç ocağa ateş düşüyor,anneler babalar ağlıyor,evlatlar yetim kalıyor,her gün bir kaç kadın şiddete uğruyor,öldürülüyor yada tacize uğruyor,ve çocuklar bizim geleceğimiz çocuklara birileri kirli ellerini uzatıyor.her gün bir hoca olduğunu söyleyen zat kalkıp 9 yaşındaki çocukla evlenilebileceğini ya da erkek çocuklarına tecavüzün zaten İslamiyette var olduğunu,ya da bir babanın kız çocuğuna ilgi duymasının normal olduğunu söylüyor, sonra birileri çıkıyor diyor ki Atatürk ve ideolojisi eğitim müfredatından çıkarılmalıdır ,bizim medeniyet derdimiz var diye höykürüyor,bir yerlerde bombalar atılıyor,bir yerlerde müslüman müslümanla savaşıyor,bir yerlerde birileri planlar yapıyor,birileri çiziyor birileri oynuyor ve biz sadece bakakalıyoruz.sonra diyorum ki acaba ben kafayı mı yedim yoksa dün ya mı çıldırdı.sonra içinden çıkamıyorum bu kaosun,sosyal medyadan sallayıp rahatlamakla geçecek gibi değil ki! 
taşlarımı alıyorum elime,parmaklarım soğuk yüzeylerini şöyle bir dolaşıyor ve fısıldıyor taş bana bir dünya çiz,çılgınca yeşil olsun içinde,mavi gök,şarkı söyleyen rüzgar,heybetli dağlar,uçan kuşlar ve daima gülen yüzler...sonrası bilmiyorum.fırçam renklere dokunduğunda beynim susuyor,kalbim kendi şarkısını söylüyor ve benim meditasyonum başlıyor.
anlayacağınız taşlarım bio enerjik benim başlıkta buradan mütevellit :))