ailem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ailem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ekim 2014 Pazar

"Baba Bugün..." Yiğit Afşinin Sesinden...

iyi geceler dostlarım.iki gündür aklımda olan bir sürü procemden en az birini paylaşmayı düşünüyordum.vazgeçtim.bugün canım istemedi.bugün şehit annesi öğretmenimin konuşmasını dinledim.boğazıma bir yumru oturdu.ne demeli ? sadece yüreklere ateş düşürenlerin,buna sebeb olanların,işin içinde olanların ciğerlerine ateş düşsün...Ailelerine sabır diliyorum.başımız sağolsun.
yazın amatörce çektiğim kardeşimin sesinden baba bugün...


23 Eylül 2013 Pazartesi

çocukmuşuz tüm masumiyetimizle..

 temizlik bitti,kahvemi aldım pc başına oturunca facebookta bu fotoğraf çıktı karşıma:) soldan baştaki ablam,ortadaki kız kardeşim,yanındaki yani sağ baştakide benim.önümüzdeki oğlan çocuğu ise o zamanlar daha doğmamış olan erkek kardeşim Afşin.foto shopla kendini yerleştirmiş resme sonrada aşağıdaki dizeleri yazmış.kalemi güzeldir kardeşimin.hele bu günlerde daha bir güçlü.yaralı yüreği.eşi tek çocuklarıyla beraber hayatından çıktı :( sevgisi bitmiş.sanırım bu günlerde kontörlü sevgiler.çabucak bitiveriyor....
uzun uzun baktım resmimize.en çok da gözlerimize.nasıl parlıyor,başımıza geleceklerden habersiz. çocuk kalsaydım büyümeseydim dediğim çok oluyor.en çok da masumiyet duygusunu özlüyorum.büyüdükçe,üzüldükçe ve tanıdıkça kirleniyoruz ve masumiyet bekaretini yitiriyor...


İçimde…
Koca bir dağ var bilmem kaç mevsimin çözemediği.
Dolu dolu biriken nehirler,
Çığlıksız sulaksız vadiler,rengini arandığım kurşundan güneşler.
İçimde desem… nicemde nicesinde.
Nice can sığdırdık yüreklerimize…Nice türküler katıkladık ömürlerimize.Güzelliğe dair gül rengi çiziktirdik artakalanlara.
Bahar kimdeydi? Kimlerin ellerinde destelendi hasret çiçekleri.
Yokluk adamı öldürmez süründürür diyorlar ya;
Koy gitsin ellere…
İçimde…hasret öldürür diyor içimde…yavaş yavaş…kemire kemire…
Büyüyorduk…
Onca kentlerin yollarında yürürken, onca evlerin pencerelerini süslerken gölgelerimiz,
Büyüdük…büyüyorduk an be an…
Teyy çekiyorduk türkünün tam yangın yerinde…yanarken yitiyorduk…memleket günlerinde büyüyordu içimizdeki yangın…hasrete… aşk’a…gönülleşmelere…
Keşfediyorduk…
Her dillenişinde sözün, her bakışında bir çift gözün, direncin közünde korlanıyorduk…
Ve serçenin kanadında çırpınırdı aşk…!
Çırpındık…çırpınıyorduk…
Aynı bardakta buluyorduk benzemeyen tatların keyfedişliğini…
Ölüverdik…öldük ve dirildik kim bilir yaşarken kaç kez…
Büyüyorduk…kafa tuttuk dağların duruşuna…
Memleketimde rüzgardı, şehr-i diyarım da sabah…
Yaşam üzre sevmelerin çocuklarıydı yürekler…Neyi neleri taşıdı küçük ellerimiz…Kavildaş kaderlerin alın teriydi, umutlarımızın çiçeklendiği vadilerdi savrulmalarımız.
Göz yaşlarının yol tutuşunda,içimizdeki fırtınaların düşüp kalkmalığında, pazarlıksızdı diz yaramızdaki kabuklar…
Büyüdük düşlenmelere…Ucuz armağanlarla pahalandık…süslüyorduk her ne olursa olsunlara aldırmadan çirkinliği…nakış nakış sabırla işliyorduk kısmetleri…
Hayat iğne misali batarken parmaklarımıza, işleniveriyordu gül rengi…iç .çekişlerde umut tamamlıyordu eksik suretimizi…
Büyüyorduk…bahaneler acıyordu içimizde, hazan yapraklanıyordu…
Unutuyorduk…Almayı unuttuğumuz emanet canlarla uyutuyorduk unutmaklığımızı…

Diyordu ya Aşık ;
Çağırın anam gelsin,
Derdime yananım gelsin.
Yüzde yananı neydem,
Ciğerden yananım gelsin…

Ciğerlendik…
Alıcı kuşlardı acılar.
Kanatçıklardı rüzgara kucak açan…
Doymadım Anne!
Gocunmadım şikarlanmalara!
Poyrazdı bildiğim duruşlar;
Bir çift kanattı çörekotu bakışında. 
Kekliğin palazıydım ben bu sevdada. 
Ya sen; kime can koydun; 
Beni hangi koyak da doğurdun? 
Gözyaşı namluyu soğutmuyor Anne !

Bildik…

Hele bi yol gönder muştunu gaibden ,
Bak hele şu gülüşe , doğmamış oğul…!
Bu posbıyık adam senin deden ;
Ki o benim babamdır ! O nu bende bul…!

Ciğerlendik…ve bildik…
Parçasından parçalandığım bedenim;
Bir ANA bir BABA has közüymüş yüreğin…!
                  Yiğit Afşin YILDIRIM


1 Kasım 2012 Perşembe

14 Ekim 2012 Pazar

YİĞİT AFŞİN'in KALEMİNDEN...

Yiğit Afşin kimdir? erkek kardeşim.şu an fotoğrafçılık yapıyor ama güzel saz çalıp söyler ve bir de şiir yazar.aşağıdaki de onlardan biri..bakalım beğenecek misiniz?


7 Mart 2012 Çarşamba

VEDA....



Canım...
Güle güle...
Mekanın cennet olsun,ruhun şad olsun,yattığın yer nurla dolsun...
Hiç bir veda beni bu kadar büyütmedi.Sana veda ederken o güzel ve nurlu yüzünü öpüp severken çocukluğumun bir parçası da seninle beraber yitip gitti.
En çok senin evinde çocuk oldum ben,bez bebeklerimi senin verdiğin kumaşlarla diktim.senin anlattığın hikayelerle dolaştım dünyayı,senin bahçenden kopardığım domatesle tattım lezzeti,senin harmanında yonttuğum ağaçlarla,oynadığım çamurla özgürleştim.Kalabalıktı evin daima.çocukların ,torunların,dedem ve sen...büyümeden gelin olmuş çocuk gelin...türlü ayrılıklarla,acılarla,dertlerle büyümek zorunda kalmış ve her birini evlatlarının kokusunda azaltabilmiş güzel kadın...
Yedirmeyi, her gelene ikram etmeyi çok severdin.Rabbim sana ikramların en güzelini buyursun.
Gittiğine yanıyorum ama biliyorum ki sen çok şanslı bir annesin.evlatların seni ne çok sevdi ve torunların sonra akrabaların dostların.ne güzel şey ve onurlu böyle uğurlanmak,böyle anılmak ,yad edilmek ve daha da ötesi sevilmek!
Seni çok seviyorum Pamuk Prensesim.Bana verdiğin tüm emeklere,yaşattığın tüm o güzel duygulara binlerce kez teşekkür ederim.Dualarım hep seninle olacak,dualarımız..Nur içinde yat.Allah senden tazı olsun.

                                                                                                                        Dolunay



***************
Yıllar önce okulun ilk günü bana sorduklarında neden orada olduğumu cevabım sendin ve yıllar sonra sana anlattığımda bunu beni ne kadar anladın bilmem!Çünkü hastalığın çoktan seni bizden koparmaya başlamış,aramıza duvarlar örmüştü.Güzel kadın!...

Kalbi 40 kusur toruna yetecek kadar buyuk,sefkatli,elleri tilsimli kadin...Boyum kadar teknede, bir bastan basladiginda suyla unu karistirmaya, ellerin tilsimla dansederdi sanki,ne kolay gorunurdu hamuru yogurmak sen yaparken ben denedigimde bir o kadar zor.Ellerin,narin bir o kadar guclu, neler gormus gecirmis ellerin,ve ne cok severdim o elleri seyretmeyi sen hamura vucut verirken!Yufkalar acilirken el birligi ile annem her kovdugunda bizi dokunmayin diye, sendin yine kiyamayip bir parca hamuru verip ,kasla goz arasinda bosalan oklavalari elimize tutusturan...Cogunlukla alayla,onlardan olamamanin etiketiyle ardindan gelen koca yalnizlikla gecen cocuklugumun en guzel zamanlariydi senin yanin...Hicbirsey olmak zorunda olmadigim,firindan cikan ekmegin kokusuyla doydugum soguk aksamlarda bir kosesinde isindigim firinda seyretmekti seni,boncuk boncuk inerken terin alnindan atesin karsisinda izlemekti danseder gibi gezinen parmaklarini hamurun ustunde , konusur gibi herbiriyle firina girmeden once...Istedigim hersey olabildigim,bir digerinden otekine kostugum maceralardi,ucsuz bucaksiz okyanuslar,tehlike dolu ormanlardi bahcelerin,mutluluktu senin yanin...Bir dolu cocugun asla sahip olamayacagi ,herbirimizi inanilmaz sansli kilan zenginlikti senin varligin...Yillar sonra buyuyup bir kadin oldugumda merak etmeye basladim seni,bir kizim oldugunda anlamaya,cok sey vardi daha soracak ama cok gecti,sonra bir kitapta buldum seni annemi kendimi,Asyami,ama en cok seni,daha yeni tutmusken bez bebegini baslayan cileni...

Gulusu aydinlik guzel kadin,elleri tilsimli kadin,cocuklugum...sen gittin...bir yanimda seninle gitti...Huzur icinde yat...

                                                                                                                          Selcen
*************


İpektenmiş,melektenmiş,güldenmiş teni.
Sancıların telaşında
Meleğin teri düşmüş besbelli koynuna...
Çiğ misali billurlanmış,
Cennetten varlanmış gözleri
Anaymış,
Anamın anasıymış.
De bana anne,
Duaların avuçlanmadı mı kısmetime;
Sevdamın araboğlu kime uyandı;
Kim bilir kime çiçeklendi he dercesine?

                                                                Yiğit Afşin

28 Ocak 2012 Cumartesi

İyi ki Doğdun Batuşum..

Bugün Oğlum Batukan'ın doğum günü.12 bitti 13 yaş olacak artık.İyi ki doğdun bir tanem.yeni yaşın kutlu olsun.daima mutlu ve sağlıklı ols.dürüst,sevecen ve cömert ol.hayat seni daima iyi insanlarla karşılaştırsın.daima verdiğin emeğin karşılığını al.daima sev ve sevil.daima güçlü ol!dilerim hayat sana hep güzel bakar.seni çok seviyorum.mutlu yıllar....
Bir zamanlar bu kadar ufak tefekken böylesine hızla büyümelerine insan inanamıyor.

6. yaş doğum günü...
her ikisi de ne kadar küçüklermiş...ve de çok tatlılar:)


                                                         
           bakışlarını seveyim senin..
çok hareketlidir batuşum,konuşmayı (aile içinde) çok sever.uykuya düşkündür.fotoğraflarının çoğu uykudayken çekilmiştir:)hayvanlara aşıktır.elindeki oli ! kablumbağası yada aşkı diyelim.3 yıldan fazladır bizimle ve nereye gidersek yanında götürür.dünyanın en çok seyahat eden kablumbağası:)

 araştırmacıdırda:) deney yapmaya bayılır(İstanbulda kahvaltıya gittiğimizde sahil kenarına o kayalıklardan bunu bulmuştu:))

ama en çok ablasıyla uğraşmayı sever.yine kızdırmış onu ,ablada peşinde koşuyor:))

 çok güzel resim yapar.eskisi kadar yapmıyor ama...

31 Ekim 2011 Pazartesi

YİĞİT AFŞİN'İN SESİNDEN "YEŞİL AYNA"

Erkek kardeşim benim yiğit.adı gibidir azıcıkta gönül adamı.güzel şiir yazar kurşun kalemden gayrısını kullanmadan...saz çalar.türkü söyler,fotoğraf çeker,iyi de balık tutar:) onun sesinden en sevdiğim türkülerden biri...

20 Eylül 2011 Salı

BUGÜNÜN GETİRDİKLERİ...


Bu gün bize sabah sabah Keçiören Belediye Başkanı Mustafa AK 'ı getirdi.okulumuzu ziyarete gelmişti.galiba bi yemek şirketiydi yada belediyenin elemanlarıydı.çabucak A blok öğretmenler odasına kokteyl masaları kuruluverdi.ben okulun basın elemanı olduğum üzere fotoğraf çektim.yarın okul sitesinde yayınlanmadan önce sizle paylaştım sıcak sıcak:) kokteyl öhöm nasıl demeli en iyisi bir şey dememeli:)fotoğraflara bakın ve karar verin.özellikle öğretmen arkadaşlara.bu arada o masalara heyula görevi yapacaklardı madem)ne gerek vardı.başkan koltuğa oturunca herkes çöküverdi.fotoğraf çekerken garsonlardan biri (en son) bana meyve suyunu verdi.tam içerken masa ve insanların halini fark edince olanlar oldu.(nolucak vişne suyu burnuma kaçtı:)) garip bir sesle kurtardım Allahtan kapıya yakındım  da tek adımda koridora çıkıp öksürük krizinin ilk seslerini bastırabildim.:))










 okul dönüşü yemek,ev toplama vs derken okuldan gelen karadutum(kızım)iç yaptın mı dedi.iç derken sarma çekiyor canı ne zamandır her gün erteliyorum.hayır dedim ama hemen yaparım deyip içi yapıverdim.tepsiye koyup eline tutuşturdum.o da bir güzel sardı.bakar mısınız nasılda güzel sarıyor.ancak benim gibi elde değil ill tahtada saracak:)





 bu da oğluşumla beraber yaptığımız pasta.saçları kesildiğinden beri fotoğraf çektirmiyor o yüzden onun fotoğrafı yok pastayı yaparken.izin vermedi:)ben sadece malzemeleri ekledim.kremayı pişirdi.pasta tabanına kremayı yayıp süsledi.
bu iki kemerde   benden:)



27 Kasım 2010 Cumartesi

CELİNE SAHIN


Celine kızkardeşim.çok güzel bir kadın olmasının yanında iyi bir anne,bir biyolog veee süper bir chef...






O New York ta yaşıyor küçük asya ile birlikte.