Sayfalar

27 Ekim 2011 Perşembe

ÇOK YORGUNUM ...AMA GÖNLÜM DAHA YORGUN....

Son 15 günüm terör olayları ardından depremin yanında okul hayatımda yaşadığım sıkıntılarla karabasana döndü.42 yaşına girdim ama hala insanlara bakışım 5 yaşındaki saflığımı taşıdığından hep üzülüyorum.buna bir son vermek istiyorum kalbim acımaktan yüreğim hesaplaşmaktan yoruldu zira.
Masallarla büyüdüm ben ,masallara inandım.annemi babamı,kardeşlerimi,dostlarımı ve insanları hep masal kahramanlarının temiz kalpli figürleriyle özdeşleştirdim.hep iyiliğin kazanacağına kötülüğün yarım kalacağına ihanetin cadı kazanlarında kaynayıp buharlaşıp uçacağına inandım.ki defalarca tersini yaşamama rağmen.her seferinde yeniden kocaman oldu yüreğim,hasisliği sevmedi,güzelliği baş tacı yapıp sevmeyi iman saydı.yenilmedim cadı karakterlerine,her yiyişimde zehirli elmayı geri kustum ama içimdeki saf çocuğun edasıyla her uzatıldığında da alıp ısırdım.
işte son zamanlarda yine birileri gizlice yedirmiş zehirli elmayı.kusamadımda.zehir içime aktı.damarlarıma yayıldı derken kötünün ayak seslerini duydum yüreğimde.aaahh belki de kalan son temiz sayfamın bekaretini aldılar.yüreğimi kirlettiler...
ne yazdığımı anlamanız için olayları anlatmam gerekir belki de.ama aslında bildiğiniz olaylardır belki de yaşadığınız bir durumdur belkide kıyısından döndüğünüz bir andır.özetleyeyim mi?
ihanet!
Allah hepimizi bu kavramdan ve getirdiklerinden daima korusun.
bana "arkadaşını nasıl bilirsin?" derler cevap veririm "KENDİM GİBİ"...DEĞİL! değil miş...
kendilerini imanlı dindar sayan bu zihniyetin tamamını Allaha havale ediyorum.ve şimdilik hakkımıda helal etmiyorum.imandan bahsedenler kul hakkınıda bilirler herhalde..
şimdi özetten de bişeyler anlamadınız ihtimal.6 yıldır tanıdığım dostum dediğim insanla yaşadıklarım bu hale gelmemde etken.anlatsam sayfalar çıkar.anlatsam belkide zehirde akar.ama anlatsam utanırım anlatsam ağlarım anlatsam kalbimi bir kere daha kırarım...
yorgunum ama gönlüm daha yorgun...
bugün yardımlar gelmeye başladı.bu fotoğraf ilk tenefüs yani bir ders içinde gelenler ki sonrasında fotoğraflama ortamım olmadı .o ayrımcı söylemleri konuşan hainlere küçük bir ibret daha olacak ...


yarın yarım gün uygulaması var benimde tek dersim vardı yani son saat yani yarın okula gitmeyeceğim o yüzden Cumhuriyet bayramı köşemizi bitireyim diye biraz uğraştım.işte son hali







günün en güzel kısmı ise okul sonrası sevgili lalemin evindeki buluşmamızdı...


         ama bence günün en güzel karesi bu sizcede öyle değil mi? :))



16 yorum:

  1. Canım sen hala masallara inan...Bu evrende iyi insanlarda var.Bak ben temizlik yaptım sende başla....

    YanıtlaSil
  2. Canım kim bilir sen de hangi duyarsız, bencil, riyakar, patavatsız... insan güruhundan biriyle karşılaştın. Maalesef iyi niyetli ve sevgi dolu oldukça ve bu da hissedildikçe bu tarz insanlar tarafından fazla yara almaya başlıyor insan. Duygularını o kadar güzel anlatmışsın ki inan aşağı doğru inince bir yazardan alıntı falan mı diye alıntı ibaresi aradım:) Şimdi konuyla çok alakasız olacak ama eğer yazdığın öykü, hikaye varsa okumak isterim.
    Yine konuya dönecek olursak ne olur sen kendini üzme, yıpratma. Bazen bana da öyle bir geliyorlar ki böyle ıssız bir dağ başına kaçasım geliyor.
    Seni üzmelerine üzüldüm ve sinirlendim. Oysa senin gibi bir arkadaşları var diye sevinip, değerini bilmeleri lazım.
    Yardımların toplanmaya başlamasına sevindim.
    Cumhuriyet köşeniz harika olmuş. Senin ve bıcırıkların emeğine sağlık.
    En azından günün sonunda sevdiklerinle bir araya gelmen iyi olmuş canım.
    İçten sevgimle.
    Üzülme...

    YanıtlaSil
  3. başlayacağım evet.hem temizlik hem eğitim şart:)

    YanıtlaSil
  4. Sizi epey üzmüşler anlaşılan:((
    Çocukların resimleri rengarenk ne güzel, keşke çocuk saflığı hepimizde hep kalsa.

    YanıtlaSil
  5. canım arkadaşım öyle samimi ve moral verici yorumlar yazıyorsunki hep söylediğim gibi çook iyi geliyorsun.evet beni daha doğrusu bizi üzdüler.(bir kaç arkadaşım)birine iftira atarsın,işini elinden alırsın,hakaret edersin,eleştirirsin yada başka fena bişey yapsın ve karşındaki seni cezalandırmak yada hesabını sormak ister.ama hayatla kavgası,kendiyle kavgası bitmemişse sen ona gül dalı bile uzatsan alıp atar ve çiğner.sadece kendim gibi bilmekten başka ne yaptığımı bilmeden böylesine üzülmek korkunç.hele bu şahısların öğretmen olduğunu bilmek daha korkunç.çocuklarıma ne öğretiyordur bu insanlar?
    ben günlük tutuyorum Ayşıncığım.3 ya da 4 günlük yazdım ve hepsi ablamda.bitenleri ona teslim ediyorum .başlarda farkında olmadan sonrasında dahada bilinçli olarak kızıma yazdım o günlükleri.öldüğümde yada kızımın hayatında ihtiyacı olduğunu düşşündüğümüz bir zaman diliminde ona verilecek.dolayısıyla şir deneme öykü yada başka bişey genelde günlüklerde.başka yerede geçirmedim.öncesinde yazdığım tüm birikimimde virüse kurban gitti.ancak bu isteği yazman bile çok anlamlı.teşekkür ediyorum...

    YanıtlaSil
  6. evet üzdüler Semi`nin Mutlu Elleri...öyleki yüzümde uçuk çıktı akşam üzeri.bu bugünlük bir olay değildi .yavaş yavaş seziyor ama konduramıyordum ama bugün çözüldü işte.neyse.paylaştıkça ağrım azaldı biraz.
    resimlerle ilgili yorumlarınız için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  7. insanları tanımanın inanılmaz ağırlığı çökmüş kalbinize... herkes kendi gibi bilirmiş ya karşısındakini ondan bu hayal kırıklıkları anlıyorum sizi..hayat en yakınlarından şaşırtarak başlıyor insanı üzmeye...insanları hissettirdikleri ile hatırlarmışız ya geriye bakınca bakalım gerçekten tanıdığımızı sandığımız kaç kişiye aynı güven ve sevgiyle bakabilecegiz...siz bildiğiniz yola devam edin öğretmenim kolay gelsin

    YanıtlaSil
  8. Alanayım, kendi vicdanın rahatsa, gerisini sal gitsin şekerim.....

    YanıtlaSil
  9. Maalesef başkalarının mutsuzluğundan, acılarından ya da daha da korkuncu kendi sebep oldukları kötülüklerden müthiş zevk alan insancıklar var bu hayatta. Ben de eskiden böyle kötü insanların sadece romanlarda ya da filmlerde olduğunu sanırdım. Ne zaman ki yaş almaya başladım, insanların görünen değil de iç yüzünü görmeyi öğrendim hayretler içinde kaldım. Meğerse yakın çevremde bile böyle insanlar barındırmışım. Kimilerini hayatımın merkezine koymuşum. Ne zaman ki bu acı gerçeği algıladım o tarz insanları sırasıyla eledim hayatımdan. İlk zamanlar üzülüyordum artık üzülmeye bile değmeyeceklerini anladım.
    Şayet yeni bir şeyler yazarsan günlüğüne not ederken biraz da bizlerle paylaşmak için bloguna da not et:)
    Sevgilerimle arkadaşım.

    YanıtlaSil
  10. Geçecek Alanay.. İhanetin izleri su yüzeyine yazılmış gibi geçecek.Çünkü sen su gibisin. Kendine iyi bak canım.

    YanıtlaSil
  11. ya ne güzel yazmışsınız.içim mutlulukla doluyor okudukça.
    sevgili Fatoş ifaden çok güzel!
    ."insanları hissettirdikleri ile hatırlarmışız ya geriye bakınca" ne kadar doğru.teşekkür ediyorum güzel yorumlarına.evet ben bildiğim yoldayım yoksa başka türlü düşerim kalkamam...

    YanıtlaSil
  12. Ah canım Banucam vicdandan değil mi zaten bu yaralanmalar.vicdanımın sesi yüksek olmasa benim burada ne işim var yada sizin benimle ne işiniz var?teşekkür ederim..sevgilerimle..

    YanıtlaSil
  13. okuyanım sevgili arkadaşım seni bu kadar yakın hissetmeme mühür değil mi yazdıkların ve yaşadıların.teşekkür ediyorum arkadaşım.söz bulduklarımı paylaşacağım.sevgilerimle..

    YanıtlaSil
  14. Gülsüm ablamm!sen son sözü söylemişsin.su gibi olmak!hiç böyle düşünmemiştim kendim için ama ne güzel geldi.çok tatlısın teşekkür ederim.kocaman öpüyorum...

    YanıtlaSil
  15. Sevgili alanay, bu tip değersiz insanlar için hiç kendinizi üzmeye değer mi? Bunaldığınız anda sevimli kuzularınızla beraber yaptığınız cıvıl cıvıl elişlerini, rengarenk resimleri, hazırladığınız bayram köşelerini düşünün, hemen sıkıntılarınız geçer, anlamsız insanların kendileri gibi anlamsız davranışları uçup gider zihninizden. Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  16. teşekkür ederim Elisi Defteri ..haklısın değmiyor ama yüreğede söz zor geçiyor.sevgiler...

    YanıtlaSil

yorum yazan parmaklar incinmesin:)